30 Temmuz 2017 Pazar

Atomic Blonde || Sarışın Bomba Film İncelemesi

Başrollerinde Charlize Theron ve James McAvoy'un oynadığı, konusuyla bizi heyecanlandıran bir filmdi Atomic Blonde. Peki gerçekten heyecanlanmaya değecek bir film miydi?

1989 yılındaki soğuk savaşın son demleri olarak kabul edilen, Almanya'daki duvarın ha yıkıldı ya yıkılacak dediğimiz bir noktasında çok klişe bir amaçla başlıyor film. Birçok ajan hikayesinde olduğu gibi bir birçok ajanın kimliğinin olduğu bir lise Almanya'nın soğuk sokaklarında cirit atmaktadır ve o listenin varlığı düşmanın yanın KGB ajanlarının eline geçerse Avrupa ve Amerika ayvayı yiyecektir. Birçok ajan ve ailesinin hayatı tehlikededir. Listeyi bulup getirmekle görevli olan ajan ise görevi başında bir KGB ajanı tarafından öldürülür ve listeyi geri getirmesi için bizim Chalize Theron'un canlandırdığı ajanımıza görev verilir, ama görev sadece bu değildir. Ortada bir önceki ajanın ölmesine sebep olan bir hain vardır ve bu hainin kim olduğu da ortaya çıkarılmalıdır. 


 Birinci yarı ve ikinci yarıya dengeli bir biçimde yedirdikleri aksiyon sahneleri sayesinde bazı eleştirenlerin aksine durgunlaştığına inanmadığım, birçok filme nazaran çok daha gerçekçi dövüş sahnelerine sahip olan bir filmdi ve her anından keyif aldığımı söylemek isterim. Zaten James McAvoy'un Split ile birlikte oynadığı karakterleri ne denli mükemmel bir şekilde ekrana koyduğu tartışılmaz bir gerçekken Charlize Theron gerçeği de filmin güzel bir şey olacağını düşünmemize yetmişti. 

Ama ben bunların yanısıra dikkat etmenizi istediğim başka bir şey var ki o da o karanlık atmosfere hiç uymayan ve tezatlık sağlayarak adeta filmden daha fazla keyif almanızı sağlayan yazıları ve müzik seçimleriydi. Birçok filmin soundtrack listesi başarılıdır ama dönemi bu kadar anlatacak ve o aksiyon sahnelerine bu denli gidecek bir soundtrack listesini kim akıl ettiyse, elini yüzünü öpmek lazım. Keza o filmler olmasaydı da aksiyon sahnesi, şöyle hareketli iki bir şey koyalım yeter diye düşünülseydi, 2 saate yakın bir çöp izleyeceğimize sizi temin ederim. 

Tabi ki ters köşe işlerin olması da oldukça güzel ayarlanmıştı. Keza birçoğumuzun tahmin edemeyeceği şekilde filmin bitmesi, oldukça büyük bir haz verdi. 

Özetle gidin izleyin, kaçırmayın bu filmi. Size gayet güzel 2 saat sunacağına ben kefilim.


Ha bu arada, Charlize için, yaşlanıyor artık falan diyenlerin olduğunu duydum. Adam adam! Sen o kadının yaşlanmasına kurban ol be. İnsan ol da gel önce. Eleştiri olsun diye kadın yaşlanıyor demek nedir? Işığı güzel kullanamamışlar de, çok seksist yapmışlar de ki bir ajan için çok dikkat çekici giyiniyordu yer yer. Bana göre de kadının seksiliğinden biraz fazla yararlanılmış, ama en azından Wonder Woman'daki gibi boş beleş bakışlı mal bir kız gibi sadece vücudunu kullanmıyordu.

Dövüş sahnelerinin gerçekçiliğinden bahsetmeden de yazımı bitirmeyeyim. Hani aksiyon filmi seyredersiniz ve filmin sonunda sadece adamın kaşında hafif bir yara vardır ya da dudağına ufacık bir yara koyarlar ya. Ha ha! HAHAHAHA! İzleyin de görün derim. Çok başarılı bir film olmuş. 



Filmin başlangıcında +18 ve cinsellik öğelerini göreceksiniz evet ama Game Of Thrones izleyen nesle biraz tırt gelebilir.

Ha bu arada soundtrack'lerden söz ettim: Spotify 
Okuduğunuz için teşekkür ederim. Bir sonraki yazımda görüşünceye dek sevgiyle kalın.

Bana ulaşacabileceğiniz sosyal mecralar:

1 yorum:

  1. TÜRKİYEYİ KURTARMAK
    Türkiyenin enerji çevre işsizlik sorunlarını çözecek projelerim var.
    Ekşi sözlükte yazar olamadığım için sizlerle paylaşamadım.
    Ben de Ekşi sözlük üylerinin bloglarına yorum olarak yazarak iletişim kuruyorum.
    Diktatör diktatördür Yazarlara ulaşamıyor üye olamıyoruz. Ekşi sözlük idaresinin Kuzey koreden pek bir farkı yok.
    Hava kulesi projem.
    Bugünkü teknoloji ile arge gerektirmeden yerden 18 000 metre yükseklikte kuleler kurmak mümkündür.
    Zeplinler yerden 40 000 metreye kadar yükselmektedir.
    Isı basınç farkı nedeni ile bu yükseklikte sürekli kalamazlar. 6 ay kullanımömürleri vardır.
    Yapı malzemesi oalrak betonarme yada çelik iskelet yerine zeplin blokları kullanan bir kule 60 yıl boyunca yerden 18 000 metre yükseklikte hizmet verebilir.
    Hava kuleleri tabanında bulunan sera ile Güneş ışıını biriktirir ve kule için de taban ile tavan arasındaki ısı farkı ile oluşan rüzgar ile rüzgar türbinlerini döndürerek elektirik üretir.
    Kule ne kadar yüksek olursa taban ile tavan arasındaki ısı farkı artar ve elektirik üretim gücü artar.
    Benim modelim Güüneş ışığına bağımlı olmadan atmosferdeki ısı farkı ile elektirik üretir.
    Yaz kış gece gündüz sürekli rüzgar akımı oluşturuduğu için Güneş ışığına bağlı modellerden 3 kat fazla verimlidir.
    Taban ile tavan arasında ki fark çok yüksektir.
    Isı her Bin metrede altı derece düşer
    Yerden 18 000 netre yükseklikteki bir kulede Güneş ışığı altında 30 derece de 100 derecelik ısı farkı vardır. Gece ise 60 derece kadardır.
    Bu sayede güçlü rüzgarlar üretir.
    Güneş kuleleri ve rüzgar santralleri aksine ara depolama yeniden çevirim kayıpları maliyetleri yoktur.
    Kule 30 metre çapındaki ana helyum balonlarının çevresine sarılan 10 metre çaplı küçük helyum balonları ile elde edilen 50 metre çaplı helyum tuğlaları ile inşa edilir.
    Helyum tuğlaları çelik kabloalr ile birbirine bağlanır ve iç dış kısımları kompozit ile kaplanır.
    300 metre çaplı daire çevresinde 20 adet zeplin tipi tuğla dizilerek ilk kat elde edilir. 50 metre yükseklikte 400 metre çapında bir bloktur.
    Bloklar üst üste konularak 360 katlı yapı elde edilir.
    Yapı yere 8 köşeden çelik kablolar ile bağlıdır.
    Bu kablolar denge ve asansör hattı vazifesi görür.
    Her 10 katta 1 teraslar vardır. Yerden 1000 metre ile 18 000 metre arasında değişen teraslada kafeterya gözlem evi hizmeti verilir.
    Tuz gölü Antalya beydağları sahil açığı ve İstanbul Marmara denizinde kurulabilir.
    Yük bindirmediği için deniz üzerine inşa edilebilir.
    Uzay gözlemevi radyo teleskop iletişim hizmeti de sunar..
    3 antenden elde edilen 3 boyutlu görüntüler evrenin sırrını aydınlatmaya ayrar.
    Saatte 5000 mw elektirik üretecek kulelerin yatırım maliyeti nükleer santralle aynıdır.
    Yakıt atık sorunu yoktur. Çevredeki kirli havayı emerek şehirden uzaklaştırır. Termik ve nükleer santrallere mükemmel bir alternatiftir. YAZIN SICAK HAVAYI KIŞIN SERT RÜZGARLARI ELEKTİRİĞE ÇEVİREREK İKLİMİ YUMUŞATIR..
    Kutuplara inşa edilmesi halinde deniz üstünü dondurarak erimeyi durdurur.
    Turizm geliri sağlar. İstanbula yılda 10 milyon ek turist çeker. newscienceway.blogspot.com ve enerjimerkezim.blogspot.com da diğer çalışmalarımı sunuyorum.
    Kemal beziroğlu

    YanıtlaSil