28 Mayıs 2017 Pazar

Fast 8 / The Fate Of Furious / Hızlı ve Öfkeli 8 İncelemsi

Duygu sömürüsü, klişeler ve çok pahalı arabalar... İşte Fast And Furious serisinin özeti. Sekiz filmin sekizinde de değişik hikayeler anlatsa da aslında teknik olarak baktığımızda aynı olayları tekrar tekrar izlediğimiz ama ne hikmetse izlemeye de devam ettiğimiz bir seri. 



Serinin son filmi, Game Of Thrones'tan da birkaç karakteri görerek kimlik karmaşasına girmeme vesile olsa da son yedi filmden aşağı kalır yanı yoktu. Kötü insanlar iyi olmuş, iyi insanlar kötü olmuş, herkes birbirine girmiş gibi bir hava yaratacaklarını düşünsem de o olayı da çok yüzeysel bırakmışlardı.

Filmin konusuna gelelim. Bu saatten sonra izlemeyen kalmamıştır gerçi ama, spoilersız film anlatmam haberiniz olsun.

Dom ve Letty, gayet mutlu bir şekilde Küba'da balayını yaparken Charlize Theron ablamız, Dom'a esrarengiz bir görüntü göstererek onu kendi takımına zorla sokar. Dom ne görmüştür göstermezler ama bu görsel o kadar değerlidir ki, Dom ne yazık ki Hobbes ve arkadaşlarına ihanet ederek karanlık tarafa geçiş yapar. Bundan sonra olanlar, fragmanıyla karşılaştırdığımızda aslında çok daha yumuşaktır çünkü Dom'un kötü tarafa geçtiğine Hobbes hariç kimse inanmaz. Adamların arasında çok yüzeysel bir şekilde bu konuşma geçse bile bir daha bu konunun lafı bile açılmaz. Yani herkes Dom'un bir şekilde tehdit edildiğini ve bir sebepten ötürü bu işleri yaptığının farkındadır. Sadece sebebin ne olduğunu ve onlara neden söylemediğini bilemezler. Zaten biz de filmin yarısına kadar olayı anlamayız. Sonra filmin yarısında öğreniriz ki, Letty'nin öldüğünü sandıkları dönemde birlikte olduğu Elena, meğerse hamile kalmıştır ve Dom'dan bir bebek dünyaya getirmiştir. Dom da elbette ki çok başarılı bir baba olarak, çocuğunu korumak ve kurtarmak için elinden geleni yapacaktır.



Charlize ablamız, filmde yine her zamanki gibi seksi bir şekilde etrafta dolanırken, çok aksiyon göstermese bile, inanılmaz başarılı bir kötü adam rolüne girmişti. Zeki ve kötü olmanın tüm özelliklerini göstermiş ve Dom'u sonuna kadar kullanabilmiş. Ben açıkçası Cipher rolüne bayıldım. Takımdaki herkesten daha üstün bir karakter olduğunu kanıtladı ve gerçekten takım, eğer kötü adamlardan Deckard ve kardeşi Owen'dan söz ediyorum, yardım almasalardı, sıçmışlardı. Net söylüyorum. 



Özetle film, yanınızda dostunuz ve aileniz olduğu sürece, sizden daha güçlü olan rakiplerinizi bile alt edebileceğiniz mesajını veren tatlı bir filmdi. Eski filmlere nazaran araba sahneleri çok aşırı değildi. He mesela şehirdeki 3000 arabayı hackleyip Rus Dışişleri Bakanı'nın arabasını haşat ettikleri bölüm elbette ki abartının önde gideniydi ama o gerçekçi olsun bu gerçekçi olsun, ortada en başta Fast And Fuious olmazdı. O yüzden, o yönden eleştirmiyorum bile. Zaten saçmalık diyeceğimiz şeyleri harmanlayıp bir aksyion filmi yaratıyor adamlar. Yani, nükleer bombalara kafa tutmalar, denizaltına kafa tutmalari lamborghini ile buzun üstünde akrobatik hareketler yapmalar, efendime söyleyeyim, külüstür ve yanmak üzere olan arabayla yarış kazanmalar... Neymiş efemdim, araba önemli değilmiş, onu kullanan önemliymiş. Yok yaa! Biz de bunu yedik şimdi. Yedirtiyorlar filmde gerçi. Orası ayrı.


Efendiler, Romalılar! Son yedi filmde sinir olduğunuz şeyler aynen devam etti ve hoşuınuza gittiği her şey de aynen vardı. Aksiyon eskisi kadar yüksekte değil. Brian karakteri olmadan Fast And Furious, Fast and Furious oluyor mu bence olmuyor. Bence bitirsinler artık bu seriyi, ama paranın geldiği dereyi kuruturlar mı? Nein. 2.5 saatlik, vakit öldürmelik bir film seyrettik. Güldüğümüz sahneler de vardı. Mesela Deckard'ın bebeğin kulağına kulaklığı takıp, çocuk müziğini son ses açıp adamları öldürüp bebeğe şebeklikler yapması vs. kahkaha atarak gülmeme sebep oldu. O sahnelerden mütemadiyen keyif aldığımı itiraf etmeliyim. 


Serinin diğer filmlerinden daha mantıklı seviyelerde gitmiş bir film oldu. Dom'un da nur topu gibi bir bebeği oldu. Adını da Brian koydular. Vay vay vay. İşte duygu sömürüsü. Milletin işine geliyor ama para kazanılacak olan bir seride ben böyle duygusallıklara sinir oluyorum orası da ayrı. Yani devam ettirmeyin abi işte filmi, Brian yok, aile birleşmelerinde Brian ve Mia yoksa ne anladım ben o birleşmelerden. 

Dokuz gelirse ben gitmeyeceğim artık. Yeter, Fast And Furious'u emekli ediyorum artık. İnternetten falan buılur izleriz.

Okuduğunuz için teşekkür ederim. Bir sonraki yazımda görüşünceye dek sevgiyle kalın :)

Beni takip edebileceğiniz sosyal medya hesapları için:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder