12 Mart 2017 Pazar

A Street Cat Named Bob || Sokak Kedisi Bob Film İncelemesi

Merhaba arkadaşlar! Sizinle gerçekten sonunda zırıl zırıl ağlamama sebep olan bir filmi konuşmak istiyorum. Bir kitaptan uyarlanan bu film, gerçekten hayvan sevgisini tüm saflığıyla bize kanıtlayacak bir süreç sunuyor.

-- DİKKAT SPOILER İÇEREBİLİR --



Boşanmış anne babanın ilgisiz, sevgisiz kaldığı bir çocuk olduğunuzu düşünün. İşler sizin için hiç iyi gitmiyor ve bir şekilde uyuşturucu batağına düşüyorsunuz. Sizin için zamanında müdahale gerçekleşmiyor. Doğru adımlar atılmıyor. İşin sonunda kendinizi sokaklarda, sizin gibi uyuşturucu bağımlısı insanların arasında buluyorsunuz. Bu bataklıktan kurtulmayı çok istiyorsunuz, ama bağımlılığın ufak bir sigaradan tut, şekere kadar bile bu kadar katı etkileri varken; koskoca eroine, kokaine nasıl etkisi olmasın? 

İşte bu bilindik hikaye, aynı zamanda birinin yaşadığı gerçek bir hayat. James'in hikayesi bu. James, daha küçük yaşta verdiği yanlış kararların sonucunda dibi görmüş genç bir adamdır. Uyuşturucu batağından kurtulmak ister ama bir türlü uyuşturucu bırakacak gücü yoktur. Çöplerden yemek toplayarak, sokakta gitar çalarak üç beş kuruşu bir araya getirmeye çalışan gariban bir genç adam... 

James uyuşturucuyu bırakmak için kararlı olduğu zaman ona temin edilen ev sayesinde belki de aylar sonra ilk defa sıcak bir su eşliğinde banyo yaparken, hiç tekin olmayan mahallesinde, hiç tekin olmayan evinde bazı tıkırtılar duyar. Sesi kimin çıkardığını anlamak için etrafı dolandığında, büyük olasılıkla açlıktan eve girip yiyecek bir şey bulmayı planlayan, sarman bir kediyle karşılaşır. Hayvana acıyıp ona yiyecek bir şeyler ayarlayan James, daha sonra başına gelecekleri hiç tahmin etmez. Çünkü sarman kedi, James'in yanından ayrılmaya hiç niyetli değildir. Adeta James'i kendisi seçmiştir.


James, bu sarman kediyle birlikte, daha sonra komşusu tarafından ismi Bob koyulur, bağımlılığından kurtulur, sokaklarda gitar çalarak para kazanmaya başlar. Bu kedinin yanından hiç ayrılmadığını gören bir yayınevi görevlisi tarafından keşfedilir ve kendi hikayesini kitaplaştırmak için anlaşma sağlar. James ve Bob'un arasındaki dostluk o kadar çok dikkat çeker ki, bu birliktelik sayesinde hem Bob'un hem de James'in hayatları maddi açıdan da kurtulur. Ama James en büyük savaşını, Bob'un destek olacağını düşünerek uyuşturucuyu tamamen hayatından çıkarmakla verir. Keza uyuşturucudan tamamen kurtulmak demek, uyuşturucu isteğini bastırması için doktor gözetiminde aldığı ilaçları da bırakması demektir ve bu durum noksanlığa sebep olacağından hiç de tekin olmayan bir sürece girmesine, ağrılar çekmesine sebep olacaktır. Ama James, sevgili dostu, hayat yoldaşı Bob'un onu hiçbir zaman bırakmayacağını bilerek, hayatında bir kez olsun birisinin ona bu denli güvenip sahiplendiğini görerek, kısaca sevginin verdiği güçle bu savaşa girer ve başarılı da olur. James, Bob sayesinde uyuşturucudan kurtulur.

Bu filmi güzel yapan en iyi taraf da, bu hikayenin tamamen gerçek olması. Bob'un yaşaması, James'in var olması. Ve en muhteşem yanı ise, gerçek manada hayvan sevgisi aşılıyor olması. Kısacası hem çocuklarınıza, küçük kardeşlerinize seyrettirip küçük yaşta hayvan sevgisi aşılamanın ufak bir yolunu bulacağınız gibi, hem de hayvanlara karşı katı görüşlere sahip insanların da bu filmi seyretmesiyle belki bir nebze yumuşamasına yardımcı olabilirsiniz.

Kedilerin nankör oldukları, kıymet bilmedikleri söylenir. Gerçekten böyle midir? Muhtaç olan bir kedinin yaşamına dokunmayan biri bunu gerçekten bilebilir mi? Yapmayın gözünüzü seveyim, hayvan sevgisi kadar güzel bir şey var mıdır? Bir hayvanın yaşamınıza girmesine hiç izin verdiniz mi? İnsanlara kayıtsız şartsız güvenmenin büyük bir hata olduğunu her gün görüyoruz. Hayvanlara güvenmenin ben hiçbir kötü tarafını görmedim şimdiye kadar. Üstelik sen bir hayvanın hayatını kurtardığını zannedersin, ama bilmezsin ki aslında o senin hayatını kurtarmış olur. Sizlere şöyle bir video bırakıyorum. Gerçek kahramanları görmeniz için :)



Aynı zamanda, kendi hikayemi de şöyle bırakıyorum, belki benim Mırmır ilginizi çeker: tık

Okuduğunuz için teşekkür ederim. Bir sonraki yazımda görüşünceye dek, sevgiyle kalın :)

Beni takip edebileceğiniz hesaplar için:
Instagram
Twitter
Facebook

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder