23 Şubat 2017 Perşembe

Resident Evil 7: Biohazard İncelemesi || Oyunun Hikayesi, Oynamaya değer mi?

Merhaba arkadaşlar! Uzun zamandır beklenen bir oyun ile karşınızdayım. Eğer oyunu oynamayanlarınız veya hakkında spoiler yemek istemeyeniz varsa bundan sonrasında hikayeyi açık açık anlatacağımdan kötü sürprizlerle karşılaşabilirler. Ben öyle pek Resident Evil hayranı değilim. Aslında bana göre korku/gerilim oyununun oynanışından ziyade kurgusu çok önemlidir. Eğer ki konusu yeterince güzel değilse, ne kadar harika grafiklere sahip bir oyun çıkarırsan çıkar, bana göre başarısız bir yapım olur.

Bu girişme birlikte, konuya geçelim.


  • Oyun nedir? Ne anlatıyor?
Yaklaşık 3 sene önce eşini esrarengiz bir şekilde kaybeden bir adam olan Ethan Winters'ın 2017 yılı dolaylarında eşi Mia'dan telefon almasıyla hikaye başlıyor. Ethan, arabayla giderken arkadaşıyla yaptığı konuşmada karısının onu aradığını, bir evde zorla tutulduğunu söylediğini ve adresi verdiğini söylüyor. Arkadaşı Mia'nın öldüğünü söylese bile Ethan bu telefonu görmezden gelemeyeceğini belirtiyor. Arkadaşı ile daha sonra tekrar haberleşmek üzere telefonu kapatıyorlar ve Ethan verilen adrese ulaşıyor. Etrafı gezerek neler olduğunu anlamaya çalışırken eski, terk edilmiş bir ev bulan Ethan, evi ve civarını inceleyerek yoluna devam ederken Ethan, karısını bodrumda hapsedilmiş bir şekilde buluyor.

Mia Winters
Karşısında Ethan'ı gören Mia, onun neden burada olduğunu anlamayarak niye geldiğini, burada ne işi olduğunu soruyor. Soruyla sarsılan Ethan, "Beni sen çağırdın. Beni telefonla aradın." diyor, ama Mia bunu hatırlayamıyor. Belli ki kafası oldukça karışmış olan Mia, bir an önce kaçmaları gerektiğini çünkü babacığın kısa zaman içinde geri döneceğini söylüyor. 

Birlikte hücreden çıkıp ilerlemeye başlıyorlar. Bir noktadan sonra Mia, Ethan'a saldırmaya başlıyor ve arbede içerisinde Ethan, Mia'yı öldürmek durumunda kalıyor. Hemen sonra bulunduğu odadaki telefonun çalmasıyla irkiliyor ve arayanın Zoey (ya da Zoe. Emin değilim. Akına geldiği gibi kullanacağım.) adında bir kadın olduğu ortaya çıkıyor. Zoe, bu evden kaçmasına yardımcı olacağını söylüyor ve söylediklerini yapması gerektiğini belirtiyor. Yoluna devam ederken Mia'nın tekrardan karşısında belirmesiyle ne olduğunu anlayamayan Ethan, Mia'nın "Benim canımı acıtmak istemediğini biliyorum. Ama yine de çok acıdı! Beni sevdiğini sanıyordum!" şeklinde bağırmalarıyla birlikte, kızın fiziksel gücünün artmasından dolayı yeterli hızda hareket edemiyor ve Mia'nın elindeki testere yüzünden sol eli kopuyor. Kız ciddi ciddi elini kesiyor.

Zoey

Oyundaki tek can alıcı sahne de bana göre buydu. 

Mia'dan bir şekilde kurtulup, elini yerden alıp yoluna devam ederken içinde bulunduğu evin sahibi olan Jack Baker tarafından bayıltılıp alıkoyulan Ethan, uyandığında bir yemek sofrasında, çürümüş yemekler ve acayip iğrenç yaratıklarla dolu bir sofrada bağlanmış ve sol eli dikilmiş vaziyette kendisini buluyor. Akıl sağlıklarından şüphe duyduğumuz ailenin bireyleri olan Jack, Marguerite ve Lucas yemek yerken onun da yemesi için zorluyorlar. Burada gereksiz bir şiddet gösterisi oluyor. Jack, Ethan'ın ağzını adeta bir Joker gibi ayırıyor ama bunun daha sonra hikaye genelinde bir etkisi olmuyor. Sanki hiç olmamış gibi yani. O arbededen sonra bir sebepten dışarı çıktıklarında Ethan, tekerlekli sandalyede uyuklayan yaşlı kadın ile birlikte yemek odasında kalıyor ve bunu kaçmak için bir fırsat olarak görüyor. Bağlı olduğu sandalyeden kurtulup kaçan Ethan, evi gezerek kaçma yolunu arıyor.

Mia saldırgan haldeyken

Bu esnada Jack tarafından kedi fare oyunu oynar gibi kovalanmaya başlayan Ethan, sonunda Jack'i alt ettikten sonra (boss fight) tekrardan bir telefon alıyor ve Zoe ile konuşuyor. Oldukça sinirlenmiş ve panik halinde olan Ethan, burada ne olduğunu anlatması için Zoe'ye baskı kuruyor ve Zoe, ailenin kızı olduğunu, bir sebepten hepsinin bir hastalıktan muzdarip olduklarını, Ethan'a kaçması için yardım edeceğini ama bu esnada kendisine de antidotu getirmesi gerektiğini söylüyor. Tek tedavi bu çünkü.

Ethan kabul ediyor ve Zoe'nin yönlendirmesiyle evdeki antidot malzemelerini toplamaya balkıyor. Bu esnada anneyle de uğraşan Ethan, sonunda tüm malzemeleri topluyor. Bu esnada sevgili evlat Lucas da kız kardeşi ve Mia'yı yakalamış ve Ethan'a oynamak için beklediğini televizyon yardımıyla söylüyor. Ethan, Lucas'ın onun için hazırlamış olduğu tuzağı, daha evvel izlediği video kaydı yardımıyla engelliyor ve bu Lucas'ı oldukça sinirlendirip mutant haline geçmesini sağlıyor. Lucas'ı yenerken oluşturduğu 2 antidottan bir tanesini Lucas üzerinde kullanmak durumunda kalıyor ve daha sonra tek antidotla teknenin yanında bekleyen Mia ve Zoe'ye yaklaşıyor. Elinde tek bir antidotun kaldığını belirttiğinde, kızlar içlerinden birini çekmesi gerektiğini söylüyor.

Seçim anı
Burada oyunun sonu 2'ye ayrılıyor.
  • Zoe'yi seçersek:
Eğer Zoe'yi seçersek, Mia biraz kıskançlık ve biraz da kurtulamayışın verdiği tepkiyle üzüntüsünü belirtiyor. Ethan burada "Buradan kaçmama Zoe yardım etti. Sana yardım getireceğim." dese bile Mia, "Sadece git. Ben buraya aidim." diyor ve ikisini yolluyor. Kayıkta Ethan ve Zoe konuşurken alabora oluyor ve Zoe bu alabora esnasında küllere dönüşerek Ethan'ın gözü önünde ölüyor. 

Daha sonraki sahnede, Mia, Ethan'ı hapsedildiği yapışkan yapıdan kurtarıyor. Burada her şeye sebep olan Eveline'nin durdurulması için gerekli olan ilacı Mia'dan temin ediyoruz ve Mia'nın tekrardan kontrolünü kaybedip bize saldırmasıyla birlikte kızcağızı tekrar öldürüyoruz. Ölmelere doyamadın Mia. 

Daha sonra Eveline'yi buluyoruz, iğneyi kıza saplıyoruz. Final Boss havasında kızı yeniyoruz. Bu esnada Umbrella Şirketi'nin askerleri de bizi kurtarmaya geliyor. 2 kızcağız da ölmüş bir şekilde, helikopter telefondan Mia'nın zamanında bize gönderdiği bir videoyu izliyoruz ve "Good Bye" diyerek telefonu aşağıya atıyoruz. SON.
  • Mia'yı seçersek:
Zoe, burada Mia kadar vahim bir tepki vermese bile üzülüyor tabii. Mia ile birlikte kayıkla devam ederken, batmış bota yaklaşıyoruz ve burada teknemiz alabora oluyor. Daha sonra gözleri açtığımızda Mia ile birlikte yolumuza devam ediyoruz ve Eveline hakkında daha fazla detaya hakim olma şansını yakalıyoruz. Ethan'ı buluyoruz, Ethan'a öldürecek olan iğneyi veriyoruz. Çocuğu dışarıya atıyoruz. Ethan tekrar Eveline'yi öldürüyor. Umbrella Şirketi geliyor ve fark ediyoruz ki Mia kurtulmayı başarmış. Birlikte helikopterle birlikte uzaklaşıyoruz. SON.



Gelelim Hikayenin tatmin ediciliğine...
Bana göre oyun birkaç yerde güzel germesine rağmen, (elbette ki tatmin edici kadar değildi bence. Bi 'Amnesia vardı, hatırlar mısınız?) çok matah bir hikayesi yoktu. Küçük kız korku öğesi oluşturma muhabbeti de artık klişe bana göre ama diyelim ki bu yoldan devam edeceksiniz, yeterli alt yapıyı sağlasaydınız. Ha güzel miydi? İdare ederdi. Uzun uzun oynanıyor. Güzel. Oyundaki tek problem bosslarla kapışmak.

Ama yani söylemek gerekiyor: Silah ve nişan alma gibi olaylarda Ethan o kadar soğuk kanlı bir karakter çiziyor ki, sanki adam çocukluğundan beri bu işlerle uğraşıyor. Karakterin yabancı bir karakter olduğu, daha evvel böyle işlerle hiç uğraşmadığı gibi konular puff... Bir anda yok efendim karısını öldürüyor, yok eli kesiliyor, yok Baker ailesini alt ediyor falan. Yani gene yap ama insan bi' titrer, bi ağlar. Bi' bir şey yapar. Maşallahı var yani. Hani kork, hani o el kesildiği için ilaçlardan dolayı halusinasyon gör bari. Yok. Bence çok daha zenginleştirebilecekleri bir hikayeyi oldukça basit bırakmışlar. Doğal olarak çoğu noktalarda beni tatmin edemedi. VR tecrübesini bilmiyorum. Belki VR ile daha fazla gerilmemiz sağlanıyordur. Ha tüm bu konu vesaireden bağımsız gidersek, görsel kalite idare eder. Oyun süresi idare eder. Dinamikler idare eder. Kısacası ortadan hallice diyebileceğimiz bir oyun, ama çok da "mükemmeldi, öf ne korktuk beee. harika!" diyenlerin pek de haklı olduklarını en azından kendi açımdan düşünmüyorum.

Okuduğunuz için çok teşekkür ederim. Bir sonraki yazımda görüşünceye dek sevgiyle kalın :)

Beni takip edebileceğiniz hesaplar:
Instagram
Twitter
Facebook

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder