8 Aralık 2016 Perşembe

Tüm Zamanların En Kötü Büyücüsü: Gellert Grindelwald! || Fantastic Beast And Where To Find Them: Grindelwald

Voldemort da kimmiş? Hmmpf! Tüm zamanların en korkunç büyücüsüyle tanışın:

Genç Gellert Grindelwald (erik gibin maşallah)
1883 yılında doğduğunu bildiğimiz Grindelwald, Newt Scamander gibi okuldan kovulan bir büyücü. Durmstrang'ta okuyan Grindelwald, gümüş beyazına yakın sarı saçları, oldukça beyaz teniyle hayalet gibi etrafta gezinirken, Karanlık Sanatlara karşı ilgi duymasıyla ünlenmiş. Tıpkı Newt gibi, hoş görülmeyen deneyler yaptığı için okuldan atıldıktan sonra ki hemen ekleyelim Newt böyle deneler yapmamıştır, başka birisinin suçunu üstüne almıştır, kendi emelleri için daha fazla vakit bulmuş olacak ki oldukça çılgın işlere imza atmış. Şimdi bu atılma hikayesini biraz inceleyelim. Durmstrang'tan atılmak Hogwarts kadar kolay mı? Doğası gereği zaten karanlık ve sert bir okul olan Durmstrang, Grindelwald için en iyi okulmuş. Slytherin bile Grindelwald'ı kabul edemezdi sanırım. Hatırlarsınız 3 Büyücü Turnıvası'nda Durmstrang'ın müdürü bir Ölüm Yiyen olarak karşımıza çıkıyordu. Yani okul biraz sakat bir okul.

Igor Karkaroff Durmstrang'ın Müdürüydü
Grindelwald'a geri dönelim. Karanlık deneyler yaptı diye okuldan atılan Grindelwald ile Dumbledore'un yolları kesiştiğinde henüz ikisi de çocuk yaşta sayılacak kadar gençler. Grindelwald 15, Dumbledore ise 17 yaşındaydı. Grindelwald'ın Ölüm Yadigarları'na olan takıntısı, onu Godric's Hollow'a sürüklediği esnada Dumbledore ile taşınıyorlar. Dumbledore ise dahi sayılan, kendi yaşıtları ve ötesiyle kıyaslandığı küçümsenmeyecek bir bilgi ve güce sahip olan genç bir büyücüyken, tıpkı kendisi gibi olan Grindelwald ile tanıştığında ve Grindelwald'ın karakteri gereğince çekici olan kişiliğine kapıldığında, ikisi arasındaki dostluk da başlamış oluyor. Ama Grindelwald'ın biraz egoist bir yapısı vardı. Büyücülerin, Muggle'lardan üstün olduğunu, onları yönetmeleri gerektiğini ve Muggle'ların hadlerini bilmeleri gerektiğine inanıyordu. Dumbledore, bir süre boyunca Grindelwald ile aynı düşünceleri paylaştı. Böylelikle iki büyücü, birbirlerini güçlenme konusunda daha da ileriye taşımış oldu.

Genç Dumbledore ve Grindelwald


Ölüm Yadigarlarına burada geri dönelim. Grindelwald ve Dumbledore, Ölüm Yadigarları konusunda büyük bir tutkuya sahipti. Görünmezlik Pelerini, Mürver Asa ve Diriltme Taşı, bu iki dost için çocukça bir tutku değildi elbet. Grindelwald, planlarını gerçekleştirmek için bu 3 objeyi de bulup ölümün efendisi olmayı kafasına koymuştu. Dumbledore ise bu konuda tamamen aynı fikirde olmasa bile Grindelwald'a karşı çıkmıyordu.

Zaten fasulyenin faydasına da burada geliyoruz. Bu iki arkadaşın bir şekilde yollarının ayrıldığının farkındayız. Peki ne oldu? Neden ayrıldılar?

Dostluklarının bitmesinin en birinci sebebi olarak Aberforth'u gösterebiliriz. Aberforth'u bilemeyenler için hatırlatalım. Kendisi Dumbledore'un ortanca kardeşi olur. Dumbledore en büyükleri, Abertforth ortanca, Ariana da en küçükleridir.

Aberforth Dumbledore
Aberforth, Dumbledore'un Grindelwald ile birlikte Godric's Hollow'u terk edeceğini öğrenir ve bunun sebebinin de Ölüm Yadigarları olmasını hazmedemez. Sonuçta bir kardeşleri vardı ve Dumbledore böyle bir şeyin peşinde koşarken Ariana yalnız ve bakıma muhtaç kalacaktı. Ariana'nın durumu da tehlikeli bir durum olacaktı. Söylenilen oydu ki, Ariana bir Obscurus idi ve sadece Muggle'lar için değil, herkes için tehlikeli bir insandı. Onun duygularını kontrol altında tutmak ve kendisi de dahil kimseye zarar vermemesi için ilgilenilmesi şarttı. Belli ki Aberforth tek başına bunun  altından kalkamazdı. Lakin Ariana'nın bir Obscurus olduğu bilgisi henüz doğrulanmış bir bilgi de değil. Yine de çok büyük olasılıkla problemi buydu bu kızcağızın.

Grindelwald ise buna karşı çıkmıştı. Kendisinin bir aptal olduğunu, amaçlarını anlayamadığını, amaçlarını yerine getirdikleri sürece Ariana'nın artık bir tehdit olmayacağını söylemişti. 

E iki genç erkek, kanları kaynıyor. Dururlar mı? Kavgaya tutuşuyorlar. Asalar çekiliyor ve Grindelwald, belki de ömrü hayatı boyunca yapacağı en büyük hatayı yapıyor. Aberforth'a Cruciatus Laneti atıyor. Bilindiği üzere affedilmez lanetler arasında olan bu büyü, uygulanan büyücüye derin bir acı vererek işkence çekmesine sebep oluyor.

Dumbledore artık bu noktada atıl duramıyor ve Grindelwald'a saldırmaya karar veriyor. Hayır, yoksa kardeşleri elden gidecek. 3'lü bir düello esnasında Ariana arada kalıyor ve ölüyor. Dumbledore bunu atlatamıyor ve Grindelwald ile arkadaşlığını kesiyor.

Ariana
Grindelwald ise, öyle ya da böyle Dumbledore'a değer veriyordu. Ariana'nın ölümü onu arkadaşından ediyor ve düşman kazandırıyor. Bir daha İngiltere'ye uğramıyor ama planlarından da vazgemiyor. Avrupa'nın her yerinde sıkıntı çıkarıyor.

Yıllar yılları kovalıyor. Dumbledore bu süreç içerisinde Grindelwald'dan uzak durmaya çalıştığı gibi, Grindelwald da Dumbledore'a bulaşmamaya gayret ediyor ama artık yaptıklarına Dumbledore göz yumamıyor. Sonunda onca ısrar ve baskıyı kabul ediyor ve Grindelwald ile yüzleşmeye karar veriyor. 

Çok büyük bir düello sonucunda, Dumbledore, Grindelwald'ı yeniyor ve onu, yine Grindelwald'ın yarattığı Nurmengard'a hapsediyor. Grindelwald, yıllar yıllar sonra Voldemort tarafından yine Nurmengard'da Mürver Asa hakkındaki sorgulamadan sonra öldürülüyor ve koskoca bir devir kapanıyor.

Peki Grindelwald ve Dumbledore arasındaki ilişki tam olarak neydi?

Birçoğumuz biliyoruz ki Rowling, Dumbledore'un gay olduğunu söylemişti. Birçok insan için şoke edici bir durum olsa da, Dumbledore'un büyük bir aşkı vardı: Grindelwald. Düşünebiliyor musunuz? Birisini çok seviyorsunuz, ama o gidip kardeşinizin ölmesine sebep olan bir dizi olayları başlatıyor. 

Belki de Dumbledore işte sıf bu yüzden mümkün mertebe Grindelwald'dan uzak durmaya çalışmıştı. Bu isteksizliği ve sevdiği adamla böyle bir şekilde karşılaşmama isteği yüzünden Grindelwald çok güçleniyor ve adeta bir ordu kuruyor. Grindelwald'ın Dumbledore'u, Dumbledore'un onu sevdiği gibi sevmediği bilinen bir şey. O daha çok böyle güçlü bir büyücüyü avcunun içinde tutup onu yönlendirmekten dolayı derin bir haz duyuyordu. Adam sosyopat çıktı kısacası.

Bir aşk düşünün, tüm hayatınızı derinden etkilesin ve tek bir güzel sonucu bile olmasın. O kadar imkansız ve o kadar kötü birisine aşık olmuşsunuz ki tüm aileniz paramparça olmuş, dağılmış ve siz seneler sonra bir aynanın karşısında 11 yaşındaki bir velede "çorap görüyorum. herkes bana kitap hediyor ama çoraplar daha önemi ehe ehe." diye bir şey söylemek zorunda kalın. Değdi mi bilinmez, ama aşk da laftan anlamaz. 

İşe bu yönden bakınca Dumbledore'un talihsiz bir hayat yaşadığı ortada. Adamcağız gün yüzü görememiş. Bir de Voldemort velediyle uğraştı durdu hayatı boyunca. Hakkını helal et Dumbledore, büyü dünyası sen olmasaydın bin kere batmıştı. 

Ha bu arada, Nurmengard ve diğer büyücü hapishaneleri hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz : tık
Fantastik Canavarlar'da geçen karakterlerden devam etmek isterseniz : tık
Fantastik Canavarlar filmiyle alakalı inceleme okumak isterseniz : tık
Peki yazıda geçen Obscurus da neyin nesi? Öğrenmek için : tık

Asalar hakkında daha detaylı bilgi için tıklamayı unutmayın : tık
Okuduğunuz için teşekkür ederim. Bir sonraki yazımda görüşünceye dek, sevgiyle kalın :)
*Yazımı okuyup detaylarla alakalı dönen herkese teşekkür ederim. Okunduğumu bilmek, güzel tepkiler almak ve güzel eleştirilerde bulunulmak hoş bir duygu. Çok teşekkür ederim :)

Beni takip edebileceğiniz hesaplar:
Instagram
Twitter
Facebook

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder