25 Aralık 2016 Pazar

Assassin's Creed The Movie İnceleme


--DİKKAT AĞIR SPOILER--


Ayağımın tozuyla geliyorum yazıyorum bakın. Eğrisiyle, doğrusuyla size tamamen düşüncelerimi aktaracağımdan emin olabilirsiniz. 

Bir önceki fragman inceleme yazımı okuduysanız, okumayanlar için: tık, zaten filmden çok bir şey beklenmemesi gerektiğini düşündüğümü bilirsiniz. Film de bu öngörümde beni utandırmadı. Gerçekten bu film, Cinemaximumda zibilyon para verilerek seyredilebilecek bir film değil arkadaşlar. Hatta bence hiç izlemeyin. İleride başka bir seçenek ile izleyebilirsiniz. O derece...

Hemen müziklere bakalım. Fragmandaki rap müzik rezaletini hatırlıyor musunuz? Evet, müzikler fragmandaki müzikten pek de farksız değildi. Aksiyon filmi sanmış olsa gerek yapımcılar, basmışlar gereksiz yersiz müzikleri. Ruhsuz, iğrenç bir şey olmuş çıkmış.

Ya bakın net söylüyorum, Assassin's Creed serisini bilen adam tatmin olmaz, bilmeyen adam daha da tatmin olmaz. Ne hikaye vardı adam gibi, ne bir bütünlük... Yani bu yeni moda mıdır acaba sanki extended versiyonu gelecekmiş gibi filmleri göt gibi yapıp, ondan sonra extended versiyonunu çıkarıp bölük pörçük sahnelerle gözümüze tecavüz etmek? Gerçekten, gerçekten olmamış.

Hadi tamam toparlayalım. En başa dönelim: Bu film neyi anlatıyor?

Callum 'Cal' Lynch adlı, bir kadın satıcısını öldürmek yüzünden ölüm cezası almış bir mahkumun soyunun Assassinlerden, Piece of Eden'i bilen bir Assassin'e dayanması yüzünden Abstergo şirketinin bu adamı ele geçmesini konu alıyor. 

Aa bir dakika. Piece of Eden mı, Abstergo mu? Genetik harita mı? Ne, yoksa Desmond'ın hikayesi mi?



Orjinal seride Desmond Miles'ın bir barmenken kaçırılmasını ve Abstergo tarafından Animus'a sokulmasıyla birlikte önce Altair ve daha sonra Ezio Alditore'nin hayatlarına geçişini alan oyun serisinde, esas amaç neydi arkadaşlar? Piece of Eden. Bu filmde amaç neydi? Piece of Eden.

Peki Piece of Eden neydi? Piece of Eden emekti. Piece of Eden nedir bilmeyen adamı filme oturt, hala ne olduğunu bilmiyor olacaktır. Acayip top gibin bir şey, böyle ışıklı mışıklı. Hee evet. Tebrikler, izleyiciyi resmen mest ettiniz. 



Tamam tamam, konuyu dağıtmadan devam ediyorum. Alıyor bu Cal arkadaşımızı, koyuyorlar Animus'a. Ha bu arada Animus böyle robot kolu gibi bir şey. Burada biraz özeleştiride bulunmak istiyorum. Fragmanda o denli irite olmuştum ki, haksızlık etmişim. Filmde keyif alabileceğiniz tek sahne animus sahneleri olacaktır diye düşünüyorum. Cal'ın belinden kavrayan devasa bir robot kolu gibi düşünebileceğiniz animus, Cal'ın anı içindeyken çok rahat bir şekilde hareket etmesini sağlıyor. İşte Cal oradan oraya fiziki bir şekilde atlıyor. Yuvarlanıyor, uçuyor falan filan. Bu kol da o hareketleri yapmasına yardımcı oluyor.

Animus bu işte

Oyunda Desmond'ı hep uzanır halde biliyoruz. O yüzden bu atlama hoplama yeni bir şey. Hikaye bazında bakarsak eğer, animus gerçeği adı altında incelersek, esas Animus'un mantığından tamamen çıktığından dolayı ben sevmedim, ama yeni bir şey olduğundan, filmi bağımsız olarak ele alırsak eğer güzel bir etki sunmuş. Bazılarının hoşuna gitmiş diye duydum. Ben biraz old school insanı olduğumdan, orjinal bir şeyin değiştirilerek sunulmasından genel olarak haz etmiyorum. Ama oyungezerde dolaşan bir habere göre de bu Animus, Ubisoft tarafından o kadar beğenilmiş ki ileriki oyunlarda bu konsepti kullanmayı düşünüyorlarmış. 

Unutursak içimiz kurusun Desmond
Animus neydin, ne oldun evladım.
Neyse devam edelim, Sofia adlı biliminsanımızın (Abstergo'nun başında olan adamın da kızı aynı zamanda) eseri olan animusa giren Cal tabii ki ilk girişinde darmaduman oluyor. Templar amca Sofia'yı zorluyor, Cal animusa tekrar giriyor falan filan. Tek söylemem gereken şey bleeding effect muhabbeti. O kadar hızlı başlıyor ki bu durum şaşırırsınız. Ama böyle bir kolla oradan oraya zıplayıp uyumayıp anıları fiziken yaşayarak hareket ettiğinizde beklenilecek bir yan etki bu. Sadece o değil, oyunda Desmond'ın hiç Altair veya Ezio ile dövüştüğünü hatırlıyor musunuz? Ben hatırlamıyorum. Burada bleeding effect adı altında Aguilar, Cal ile resmen dövüşüyor. Güzel bir sahneydi gerçi, fena değildi.

Bu arada Aguilar kim? Aguilar, bizim Cal'ın atası. Onun anılarına giriyoruz işte. Meğersem Aguilar, Piece of Eden'ın etrafında görülen son Assassin'miş.

Aguilar - emektar assassin amca
Genel olarak bakalım:

  • Dövüş sahneleri iyiydi. (meh.)
  • Derinlik açısından hikaye rezaletti. Hiçbir şeyi düzgün açıklamadıkları gibi herhangi bir karakterle olan etkileşim de o kadar yüzeysel ve saçma kalıyordu ki, vasat bir aksiyon filmi kalitesine düşürmüş filmi.
  • Abstergo nedir? Templar nedir? Assassin nedir? Bunların birbiriyle derdi nedir? Bir özet geçiyorlar en başta ama hikayeye katamamışlar. Templar, assassin muhabbeti ne anıların içinde tatmin edici bir şekilde gösterilmiş, ne de anıların dışında. 
  • Filmde Cal dışındaki herhangi bir karakteri şu an görsem hatırlamam. O derece silikler gözümde. O derece yoklar. Çünkü senaristler, yapımcılar bu hikayeyi bok etmeyi başarmış ve bu adamları hikayenin içine alamamış. Yoklar yani gözümde. Hiç olmamış gibiler.
  • Bleeding Effect yer yer abartı, ama genel açıdan iyiydi. Yani bu da olmasaydı film yerine ne izledik diye sorardım.
Bana göre bu film, 10 üzerinde olsa olsa 4 puanı hakediyor, ama belli ki bir seri olacak. En azından ikinci filmi gelmeli. Çünkü sonu çok havada bitti.

Filmin tek iyi yanı, 2016'da assassin olmak nasıl olurdu cevabını filmin son birkaç dakikasında bize hissettiriyor, ki bence iyiydi. Yine de burada da en olmadık yerde Sofia'nın boş bakışlarını izledik ve aksiyondan biraz muaf kaldık.

Ha Sofia'ya geri dönelim. Filmde, Sofia'nın anası da assassin çıktı galiba. Bakın bunun olduğu sahne güzeldi. Cal, kendi atalarıyla yüzleşiyorken, etrafta başka assassin yüzleri de beliriyordu. Sofia burada sanırım ki kendi annesini görüyordu. Ya Sofia ve Cal bir yerden akraba çıkacaklar, ya da koskoca creed bir şekilde Cal'ı seçilmiş assassin yaptılar. Her ne olursa olsun, o sahne iyiydi. Fena değildi.

Daha da özet geç derseniz;
Aksiyon sahneleri olarak idare eden ama geri kalan aklınıza gelebilecek her türlü şey açısından, örneğin hikaye, örneğin müzikler, örneğin karakterler, vasat ötesi bir filmi bana göre. 
Aksiyon sahnelerin adına sana puanım dört Assassin's Creed. Ama sen üzülme, seni böyle rezil edenler üzülmeli.

Okuduğunuz için teşekkür ederim. Bir sonraki yazımda görüşünceye dek, sevgiyle kalın.

Oyungezerin haberini okumak için tık

Beni takip edebileceğiniz hesaplar:
Instagram
Twitter
Facebook

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder