23 Aralık 2016 Cuma

Asalar Hakkında || Harry Potter Evreni

Merhaba, bugün belki de çoğu kişinin tam olarak fikri olmadığı bir konuyu inceleyelim diyorum. Harry Potter evrenindeki asaları konu alalım, ne dersiniz? 


Mürver Asa Şekil 1.A.


Bu asa muhabbetinin popüleritesi sanırım mürver asa ile birlikte en tepeye çıktı.  Öğrendik ki asaların da kendilerine has bir karakterleri vardı. Bağlı oldukları sahipleri değişebiliyordu. Efendim işte, yapıldığı tahtanın esnekliği bile asa hakkında bir şey anlatıyordu.

O zaman bu konuda daha fazla bilgi neden öğrenmeyelim? Hadi gelin biraz asaları inceleyelim.

Bildiğimiz onaylanmış asa ağaçları aşağıdaki gibi listelenebilir: 

  • Akasya, kızılağaç, elma, disbudak, kavak, kayın, kara ot, siyah ceviz, sedir, vişne, kestane, selvi, kızılcık, abanoz, mürver, karaağaç, meşe, köknar, akdiken, fındık, çobanpüskülü, gürgen, karaçam, defne, Akçaağaç, armut, çam, kavak, sekoya, üvez, gümüşi ıhlamur, ladin, çınar, asma, ceviz, söğüt, porsuk

Elbete ki her bir ağacın kendisine has bir karakteri olacağından bu ağaçlardan yapılan asaların karakterleri de değişken olacaktır. Peki keyfimize göre bahçede yetişen bir x ağacından asa üretemez miyiz? Hayır üretemeyiz. Ollivander'in bu konuda çok tatlı bir özeti vardır. Kendisi der ki, "Nasıl ki her insan büyü yapamıyorsa, her ağaçtan asa da olamaz."

Peki bu ağaçlar nasıl etki ediyor karakterlere? Hepsini burada yazamam ama siz buradan okuyabilirsiniz. Yine de minik bir özet geçmek adına, mesela akasyadan yapılan bir asa pek görülmeyen bir asa olmakla birlikte, genellikle kendi sahibi dışında başka birine itaat etmeyi reddediyormuş.

Yani, misal, benim akasyadan yapılma bir asam var ve Voldemort'un eline geçti. Voldemort da gitti bir büyü yapmaya kalktı. Asa reddedebiliyor ve bu büyüyü yapmıyor. Komik olmaz mıydı? Sitcom'da belki. Voldemort kesin çok kızardı.




Ya da mesela kızılağaca bakalım. Mesela, kızılağaçtan yapılma bir asa, inatçı bir sahibi kabul etmek istemezmiş. Bu asanın sahibinin karakterinde daha çok yardımsever olmak, düşünceli olmak yatmalıymış. Üstelik bu ağacın asaları büyülü sözler kullanmadan büyü yapmaya en elverişli asalarmış. Bu yüzden çok sevilen bir ağaç türü.

Ya da köknara bakalım. Mesela köknar tam bir hayatta kalma asasıymış. Bu asalar biçimdeğiştirme konusundaki diğer asalardan çok daha başarılı etki gösteriyormuş.

Ya da porsuğa bakalım. Bu ağaçtan yapılan asalar en nadir görülen asa türüymüş ve genelde bu ağaçtan yapılan asalar adı çıkmış, kötü bilinen/bilinecek insanları seçerlermiş. Enteresan.

Kısacası, ağaç önemli bir etken.

Ama sadece ağaç önemli değil. Biliyorsunuz ki filmlerde veya kitaplarda genelde şöyle bir tanım döner: 18 santim, meşe, tekboynuzlu kuyruğu, esnek
20 cm. kızılaçaç, ejderha kalbi teli, esnek değil 
falan filan.

Şimdi buradaki bu tekboynuz, vay efendim anka kuşu, ejderha kalbi vesaire falan bunlara asanın özü deniliyor. Peki bu ne demek? Hadi inceleyelim:

Tekboynuz, ejderha, anka kuşu en iyi bilinen özler. Tabii asanın karakterini de doğrudan doğruya etkiliyorlar.

Mesela tekboynuza bakalım. Birinci kitapta ve filmde hatırlarsınız ki tekboyuzlular için oldukça saf yaratıklar diye bahseder Hagrid. Masumiyetin ve saflığın simgesi olan tekboynuzlu atların kuyruklarından toplanan teller, elbette ki aynı karakteristik özelliği asaya veriyor. İşin güzel tarafı, bu tellerle yapılan asaların karanlık sanatlara itaat etmesi çok zor olurmuş. Üstelik tekboynuzlu atın kuyruğundan yapılan bir asa, direkt olarak ilk sahibine itaat etmeye programlı bir şekilde oluşuyor.

Ejderhayı ele alalım. Tekboynuzlu saf, adaletli, sadık bir asa yaparken, ejderha görülmüş en güçlü ve gösterişli asaları yapar. Tüm özlerden çok daha hızlı büyüleri öğrenir ve baskın gelen sahibe itaat etme gibi bir huyları varmış. Eh böyle olunca da karanlık sanatlara yatkınlık da en çok bu özlerde görüşüyormuş. Kadim dersin, harika yaratıklar dersin, karanlık sanatlar çıkar altından. Ejderha böyle bir şey işte.

Anka ise, hepimizin yakından bildiği bir asa. Sevgili Harry'nin ve Voldemort'ın ikiz asaları, bildiğiniz üzere Dumbledore'un sevgili anka kuşundan alınmış iki tel ile yapılmıştı. Anka kuşu öyle sokakta güvercin bulmaya benzemediği için de oldukça nadir bir parça. Doğal olarak her türlü büyüyü yapmaya çok yatkın oluyorlar. Tekboynuz ve ejderha özleri bu hıza yetişemiyor. kendi kafasına göre takılmayı seven bir asa mesela bu asalar. Biraz daha fazla özgür iradeleri varmış. Çoğu büyücü de bundan hazetmiyormuş. Bu öze sahip olan asalar da büyücü seçme konusuna geldiğinde çok mıymıntı olurlarmış. Başına buyruk umarsız bir asasın, kendini büyücüye bağlamak niye? Bağlanma sorunu olan asalar... 

Şimdi, elimizde ağaç ve öz var. İhtiyacımız olan şey, ne kadar uzun olacak, esnek mi olacak?

Önce boya bakalım. Asalar ortalama 20 cm ile 35 cm arasında değişen uzunluklara sahipler. Genelde asa yapıcıları uzunluğu, kullanacak olan büyücünün boyuna göre yapıyor olsalar da boy bile asanın karakterine etki ediyormuş. Bunu sonradan fark ediyorlar sanırım. Yani uzun asalar, büyük karakterli, güçlü karakterli insanları seçiyormuş. Büyü kapasiteleri de buna göre daha geniş olabiliyormuş.

Esneklik de buna çok paralel. Esnek asalar, uyum problemi yaşamayacak büyücüleri seçermiş. Asan esnekse sen de daha uyumlu, daha bazı şeylere istek ve heves gösterebilen bir karaktere sahip oluyormuşsun.

Şimdi bu durumda ne kadar büyük asa, o kadar yüce karakter.
Ne kadar esnek asa, o kadar uyumlu karakter.
Özler ve asanın yapıldığı ağaçlar da karakterleri değiştiriyor.

E bu asalar sizinle birlikte kaldıkça sizi ve tepkilerinizi de öğreniyorlar. Kısacası kolunuz, bacağınız gibi bir şey olup çıkıyor. Eh, boşuna asası kırılan bir büyücü, arkasından yas tutmuyor.

Okuduğunuz için teşekkür ederim. Bir sonraki yazımda görüşünceye dek, sevgiyle kalın :)

Beni takip edebileceğiniz hesaplar:
Instagram
Twitter
Facebook

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder