26 Kasım 2016 Cumartesi

Supernatural - 12. sezon 6. bölüm

Dizinin son bölümünü daha henüz izleme şerefine eriştim.

12. sezon tamamen "mommy issues" adı altına geçiyor. Bunun ekmeğini daha çok yiyeceklerinden de kesinlikle eminim. 11. sezonun ardından gelen bu 6 bölüm için söyleyebileceğim tek şey ise: enerjisi çok düşük.

Yanlış anlamayın, Supernatural'ı 12 senedir izleyen birisiyim. Bu da hayatımın yarısı demek oluyor. Kısacası birlikte büyüdüğüm bir yayın olduğunu kesinlikle söyleyebilirim. En kötü bölümünden tut, en iyi bölümüne kadar sonuna kadar izlemeyeceğimden de çok eminim ama bazı sezonların böyle kötü gitmesinden hiç hazetmiyorum.

11. sezon oysa ki ne güzeldi. Tanrı gelmişti. Kız kardeşinin tribini biz de çekiyorduk. Tanrı'nın insanlaştırılmış hali oldukça iyiydi de bana göre. Ama, yahu Tanrı'yı getirdiniz. Tanrı'nın geldiği, etrafta dolandığı, işler çevirdiği koca bir sezondan sonra Castiel'i ve Crowley'i alıp Lucifer'ın peşinden gönderip, Sam ve Dean'i ise anne problemiyle baş başa bırakıp çerez bölümler yaratmanın anlamı nedir?

Tanrı bu sezon da gayet güzel iş görebilirdi. Lucifer'ın ortaya çıkmasına ise daha kaç bölüm var yani? Olayların yavaş yavaş gelişmeye başlamasını beklemiyor musunuz siz de benim gibi?

Açıkçası bu Tanrı meselesi biraz hızlı geçmiş, Castiel eski gücüne kavuşamamış, Lucifer durmadan hortluyor, Bizimkiler durmadan bir drama içinde. Annemizin sorunu nedir anlamlandırmak mümkün değil. Sam'in dediği gibi, zamana ihtiyacı olması mantıklı bir durum elbette. Ölümden dönmeye bizim beyler gibi alışkın değil. Belki de karakterden çok fazla "anında uyum sağlama" bekliyorum. Ama dediğim gibi dizinin enerjisi çok düşük ve ne zamana kadar bu şekilde gidecek merak ediyorum.

Daha bir de Men of The Letters var. Bu grubun İngiliz ayağından benim kadar siz de irite oldunuz mu? Wincherster ailesi, gerçekten birçok karakter için çok üst seviye olaylar yaşıyor. Men Of The Letters ise sadece uzaktan izlemekle kalıyor. Lan o kadar dertliyseniz, kalkıp bir el atsaydınız. Kendi mekanınızı ne de güzel toparlamışsınız. Amerika'nın avcıları tü kaka. Adamlar Lucifer'la ilgilenirken beş çayı mı içiyordunuz ne yapıyordunuz?

Kısacası, ben bile bazı tripleri çekmek için çok yaşladım. Sam ve Dean ne yapsın? Sam de Dean de cehennem ateşinde bildiğin işkence görmüşler, ne gibi psikolojik işkencelere maruz kalmışlar. İki tane götü boklu kadın geliyor, bunları dize getirebileceğini sanıyor. İzlerken anıra anıra güldüm yemin ederim.

Kısacası heyecanla bu işin Lucifer'a ve Men Of The Letters'a nasıl bağlanacağını, Casteil ile Crowley'nin rollerinin ne olacağını bekliyorum. Ama beklemek bazen çok sıkıcı.

Gerçi, Naruto'nun fillerlarını bile izlemiş insanım ben. Beni böyle bıktıramazsınız. Biliyorum tek bir bölüm yerine genel bir bakış açısı sunmuş gibi oldum. Daha sonraki bölümerde daha çok bölüm üzerinde durmaya çalışacağıma söz veriyorum.

Okuduğunuz için teşekkür ederim. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere, sevgiyle kalın.

Beni takip edebileceğiniz hesaplar:

Instagram
Twitter
Facebook

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder