24 Kasım 2016 Perşembe

Ori And The Blind Forest



Moon Studios tarafından çıkarılan şirin mi şirin bir oyun olan Ori And The Blind Forest, uzun zamandır görsel açıdan tatmin eden nadir oyunlardan biri olsa gerek benim için. Oyun oynamaktan ziyade izlemeyi seven bir kişilik olarak, ilk dikkat ettiğim oyunlarda görsellik ve müzikler oluyor.
Ve tahmin edin: bu oyunda ikisi de mükemmel. 

Black Friday'in şerefine elime geçen Ori And The Blind Forest, işte sırf bu özelliği ile kalbimi şimdiden cezbetti. Genellikle gece temalı bir oyun olduğunu düşünmemle birlikte, yumuşak tondaki renklerin kullanılmasıyla adeta geceyarısı ile güneş ağarırken hissedilen duygularla bütünleştiriyor insanı oyun. Kontrolü karmaşık değil. İleri geri, space, shift, E gibi bilindik kombinasyonlarla rahat bir şekilde ilerliyorsunuz.(bilgisayarda oynuyorum evet.) Eğer benim gibi ayda yılda bir değil de gerçekten bu tarz oyunlar oynuyorsanız kotnrolü size çok rahat gelecektir. 

Renk dağılımı konusunda Trine, Trine 2 havası vermedi değil. Dediğim gibi soft diye tabir edilen yumuşak tondaki renklerin olduğu her türlü görsele hayranlık beslediğimden dolayı, oyunun beni içine alması çok da uzun sürmedi. Aynı şekilde sadece ilk 15 dakikalık kısmı oynadığımı göz önünde bulundurursak, bu yazıyı yazmak için niye bu kadar acele ettiğime de şaşırılmaması gerekiyor.

Bembeyaz Ori, ki masumluğun ve saflığın simgesi olan beyaz renginden başka bir renk de Ori'ye elbette ki yakışmazdı, daha yeni doğmuşken, yuvasından bir hain fırtına yüzünden kopuyor ve Naru tarafından bulunuyor. Naru, Ori'ye kendi öz evladı gibi sahip çıkarken zorlu orman şartlarında onu kendi başının çaresine bakacak kadar büyütmeyi başarıyor ama ne yazık ki yorgunluk, çaresizlik, açlık ve susuzluk karşısında daha fazla dayanamıyor. Öldüğü zaman, Ori'nin yanı başında adeta uyur şekilde kaldığı için, Ori'ciğimiz yemek bulup gelene kadar annesine dokunmuyor. Ama geri döndüğünde ise annesi uyanmıyor.

Ori için orada kalmanın pek bir hayrı dokunmayacağından, annesini bırakarak düşüyor yollara. Minik Ori, tehlikeli ormanda yoluna devam ederken tanıştığı minihk ruh Sein sayesinde bizler de değişik bulmacaları çözmek ve bildiğimiz big boss adı verilen yaratıklarla savaşmak durumunda kalıyoruz. Sein, bu yolculukta Ori'nin tüm bu canavarlarla savaşmasına yardımcı olan saldırma gücünü elinde bulunduruyor. 

Keyfi bir şekilde oyunu kaydedemediğimizi farkettim. Soul Link adı verine ve oynarken topladığımız beyaz kristaller sayesinde biriktirdiğimiz enerji, oyunu kaydetmemiz ve ability tree'yi açmamıza vesile oluyor. Anladığım kadarıyla 3 ana konulu yeteneğimiz var. 
1. Sein'in saldırma yetilerini güçlendiren
2. Ori'den ziyade kontrol etmediğimiz ama olmasının iyi olacağı teknik özellikleri açan (atıyorum canavar öldürdükten sonra düşen can veren topcukları uğraşmadan toplayabilme vs. gibi)
3. Soul Link'ler ile alakalı yetenekler. 

Okuduğunuz için teşekkür ederim. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere, hoşçakalın.

Beni takip edebileceğiniz hesaplar:
Instagram
Twitter
Facebook

4 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. youtube kanalında oyunun videolarını paylaşacağım. destek verirsin artık :)

      Sil
  2. Yok nerede?! Klavyeden konsola geçtim. Onunla oynamak daha rahat çünkü. Bir yerde takıldım sinirlerim çok zıpladı. Bir süre ilişkimize ara vereyim dedim. Bitireceğim ama.

    YanıtlaSil