22 Kasım 2016 Salı

Assassin's Creed The Movie Fragman İncelemesi, Beklentiler

Evet! Assassin's Creed'in çok beklenen filmi, sonunda geliyor. Geliyor gelmesine de... Akıllarda tek bir soru var:
"Fragmandaki o rap müzik de nedir?"

Başlarken direkt olarak bu konuya değindiğim için özür dilerim, ama sen ki Altair, Ezio gibi karakterle bütünleşmiş bir hayran kitlesine bu filmi sunuyorsun. O şarkı nedir? O kulak işkencesi nedir? Hayır yanlış anlamayın, Rap müziğine düşman kesildiğim falan yok aslında. Dinlediğim bir tür değil. Değil ama mesela rap müzik mi koymak istiyorsun. Arkadaşım Fast and Furious'a git koy rap müziği. Sırıtmaz. Burada, Assassin's Creed gerçekliğinin içine etmeye ne gerek var yani?

En azından oyunun kendi soundtracklerini takip etselerdi, Ölmezlerdi yani. Bakın, Ezio's Family diye bir gerçek var mesela:


Peki, hazmettik diyelim bu gerçeği. Devam edelim konumuza. Önümüzdeki aylarda gösterime girecek olan Assassin's Creed'den ne bekliyoruz?
Sanırım, hepimiz biraz da olsa hayal kırıklığına uğrayacağız. Niye bu kadar önyargılıyım? Çünkü şimdiye kadar böyle heyecanla beklenen hiçbir hikaye, filmleştiği zaman "Mükemmeldi! Harikaydı! Adeta beklentilerimi karşılayan bir gökkuşağı bulutu gibiydi!" dedirtmiyor. Ondan dolayı hazırlıklıyım. Hayal kırıklığına uğrayacağımı düşünüyorum. Keza, bakın kafamda fragmandan sonra bir-iki soru belirdi.
1. Animus'u nasıl gösterecekler?
- Hepimiz biliyoruz ki, Desmond Miles'ın macerasını incelerken, animus kesinlikle Desmond'a fiziki açıdan yan etkiler sunmuyordu. Tamam Bleeding Effect diye bir gerçek var ama öyle uyuşturucu bağımlısı gibi titremeler vs. yoktu yani. Bu fragmandaki "yeni çocuk" ne hikmetse bir ilaç etkisinde gibi tir tir titriyordu. Bu durumdan haz edemedim. Büyük olasılıkla bir açıklaması var.

2. Adamı belinden kavrayıp havalara sürükleyen kol da neyin nesiydi?
- Eğer animus'u böyle acayip bir şey haline getirdilerse, onları kınarım. Gerçekten, bu hikayeye biraz ters değil miydi? Tamam, atasının bildiği assassin yeteneklerini kullanması konusunda teşvik etmeye çalışmışlar anlıyorum. Ama hemen Desmond'a geri dönelim. Çocukta hiç böyle bir şey yoktu. Desmond, Abstergo'dan kaçarken bu yeteneklerinin daha çok farkına varıyordu. O zaman da işte bleeding effect devreye giriyordu. Durup dururken eagle vision'a girmeler, işte Altair'in hayalini görmeler... Neslinin nasıl devam ettiğini görmesi falan. 2. oyundaydı bunlar, hatırlarsınız. Ama hiç öyle  enseye bir şeyler sokuşturmalar falan yoktu. Matrix'ten özenerek mi yapmışlar nedir?

Zaten bana bıraksanız ben AC'yi Ezio ile birlikte kapatırdım. Zirvede bırakmak lazımdı. Revelations bence serinin en güçlü ve en iyi oyunuydu. Hikaye olarak Revelations'tan sonra AC'yi toparlayamadılar. AC'3'in hikayesi de idare ederdi. Ama o Black Flag falan... Bilmiyorum, belki de ben ısınamadım. Alıcısı da çoktu çünkü.

Yine de her zaman benim gibi bireyleri doyuran filmler bulunmuyor vizyonda. O yüzden AC'ye gidip filmden sonra bu yazıda bu kadar karamsar bir profil çizdiğim için özür dilemek istiyorum. Umarım...

Okuduğunuz için teşekkür ederim. Başka bir yazıda tekrar görüşmek üzere, sevgiyle kalın.

Beni takip edebileceğiniz hesaplar:
Instagram
Twitter
Facebook

1 yorum:

  1. Çok yararladım, ileride yararlanacağım da kesin.

    YanıtlaSil